Erken teşhis hayat kurtarıyor

Toplumun yüzde 52’sini kadınların oluşturduğu Türkiye’de,her 8 kadından birinde meme kanseri görüldüğüne dikkat çekerek konuşmasına başlayan Dr. İdil Boyar, meme kanserinden korunmanın en etkin yolunun kadının farkındalığını arttırmak olduğunu söyledi. 

 



Dr. Boyar, "Erken tanı ile kişi sosyal yaşamdan kopmadan, büyük olumsuzluklara maruz kalmadan kötü hücrelerden kolayca kurtulabiliyor" dedi.

 


1394285420_meme-kanser.jpeg

 


“Elle muayene önemsenmeli”
 

 

 

Meme kanserinin kişinin kendini muayene etmesiyle ortaya çıkarılabileceğini ifade eden Dr. Boyar,"Meme içerisinde süt bezleri ve kanalları var. Bu süt bezleri ve kanalların içerisinde farklılaşan hücrenin kontrolsüz çoğalmasıyla bu hastalık ortaya çıkıyor. Giderek büyüyen kitle, kadının kendini kontrolü sırasında eline geliyor. Büyüyen, ele gelen kitle, meme kanserinin en önemli belirtisidir. Bir hücreden çıkıyor ve geometrik dizi şeklinde artarak o hâle geliyor" dedi. 

 

 

Dr. İdil Boyar, memede bulunan her on kitleden sadece ikisinin meme kanseri riski taşıdığını, buna karşın her kitlenin mutlaka meme cerrahisi uzmanı tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyleyerek, "Elle muayenede kitlenin yapısı önemlidir. Sert, sınırları düzensiz, şekil bozukluğu olan, meme cildinde değişikliğe yol açan kitleler, meme kanseri olma olasılığı yüksek oluşumlardır" diye konuştu.

 

 

"Memeden gelen akıntı, bir uyarı sinyali"
 

 

 

Meme kanserinde en önemli belirtilerden birinin memeden gelen akıntı olduğunu hatırlatan Dr. Boyar, ”Çoğu zaman memeden gelen akıntı meme iltihabıyla karıştırıldığı için yanlış teşhis konulabildiğinden kanser tedavisi için geç kalınabiliyor” dedi.

 

 

Meme kanserinin evreleri olan bir hastalık olduğuna da dikkat çeken Dr. İdil Boyar, bu evreleri:“Erken evre (Kitle küçük bir operasyonla meme kaybı olmadan alınıyor, kişi sosyal yaşamdan kopmadan tedavi olabiliyor.)”, “Bölgesel ilerlemiş evre (İlaç verip, küçültülen kitle sonra ameliyatla alınıyor.)” ve “Vücuda yayılmış evre (Ağırlıklı olarak ilaç tedavisi yapılıyor.)”şeklinde sıraladı.

1394285540_sigara-9.jpg

 


Dr. Boyar, meme kanserinde en büyük risk faktörlerini de söyle sıraladı:"Kadın olmak, ileri yaş, genetik faktörler, aile öyküsü, daha önce karşı memede veya aynı memede kanser nedeniyle tedavi almış olmak, biyopsi ile kanıtlanmış atipikhiperplazi gibi riskli bir hastalığa sahip olmak, çocuk doğurmamış veya ilk çocuğunu 30 yaşından sonra doğurmuş olmak, genital maligniteler, 5 yıldan fazla süreli HRT (hormon replasman tedavisi) kullanımı, şişmanlık (obezite), yağdan zengin diyet, günlük fiziksel aktivitenin az olması, alkol ve sigara kullanımı."

 

 

"Erken tanı hayat kurtarır"
 

 

 

Dr. İdil Boyar konuşmasının sonunda, meme kanserinden korunmanın yolunun erken tanı olduğunu bir kez daha vurgulayarak, "Erken tanı konulan hastada çok geniş ameliyatlara gerek kalmıyor. Daha küçük ameliyatlarla, daha küçük tedavilerle sosyal yaşamdan kopmadan kaliteli bir yaşam sürdürebiliyorlar. İşte en önemli şey meme kanseri riskinin farkında olmak ve kendilerinin yol haritalarını takip etmek. Zaman geçtiğinde, hastalık ilerlediğinde zor bir süreç başlıyor" dedi.

Platform dergisi

Avrupa’ın ilk ve tek en uzun soluklu dergisi KADIN 16 yaşında.