Temmuz ayında Nijerya’da ortaya çıkarak, özellikle birçok çocuğun hayatını kaybetmesine neden olan kolera, şimdi de Irak’ın başkenti Bağdat'ta salgına dönüşmeye başladı. Ciddi salgınlara ve binlerce insanın ölümüne neden olan kolera hastalığı nedir? Nasıl bulaşır?
Geçtiğimi temmuz ayında kolera hastalığını dünya Nijerya’da meydana gelen salgınla birlikte yeniden gündeme taşımıştı. Temmuz 2015 tarihinde Nijerya’nın bazı şehirlerinde özellikle çocukları etkileyen hastalık, birçok kişinin de hayatını kaybetmesine neden olmuştu. Kolera salgını bu kez Irak’an başkenti Bağdat’ta kendini göstermeye başladı.
Bağdat’ta kolera salgını
Savaş yorgunu Irak'ın başkenti Bağdat'ta kolera salgını baş gösterdi. Hastalık şüphesiyle 141 kişi hastaneye kaldırıldı. Başkent Bağdat'ın Ebu Gureyb ilçesinde ortaya çıkan kolera salgınını ilçeye yeterli içme suyu sağlanamamasından kaynaklandığı belirtildi.
İlk defa Hindistan'ta görüldü
İlk olarak Hindistan’da ortaya çıkan kolera hastalığı, 1827-1975 yılları arasında dünyaya yayılmaya başladı. Öyle ki, 1817′de Japonya’da, 1826′da Moskova’da, 1831′de Berlin’de, Paris’te ve Londra’da salgınlar yapan kolera, sonrasında Londralı göçmenlerle Kanada’ya ulaştı. Kanada’daki salgında da birçok insan hayatını kaybetti. Peki kolera nedir? Nasıl bulaşır? Nasıl tedavi edilir? İşte kolera ile ilgili bilinmesi gereken önemli bilgiler…
Kirli sular bulaşma oranının artıyor
Kolera, Vibrio cholerae isimli bakterinin neden olduğu bağırsak enfeksiyonuna bağlı olan, akut ve şiddetli ishal ile seyreden bulaşıcı bir hastalıktır. Yalnızca insanlarda görülen hastalık, kusma ve dışkı yoluyla bulaşır. Kirli sular nedeniyle de insana bulaşan hastalık, kurak ve çöllerle kaplı bölgelerde daha çok görülmesine neden olmuştur. Genellikle yaz aylarında yoğun bir şekilde ortaya çıkan hastalık, ölümcül sonuçlar doğurmaktadır.
Hastalık vücutta nasıl bir etki yapar?
Vibrio kolera ince bağırsakta “enterioksin” denilen protein yapısında bir zehir maddesi üretir. Bu madde bağırsaklardaki epitelyum hücrelerinde adenil sikloz adlı enzimi uyarır. Sikloz enderozinin 3,5 monofosfat adlı maddenin çoğalmasına yol açar böylece bağırsaktaki epitelyum hücreleri vücut sıvısının boşluğa geçmesini neden olup hastanın sıvı ve elektrik kaybına yol açar. Çünkü bağırsaklardan geçen sıvı ve elektrolitle ağır ve sürekli ishalle vücut dışına atılır.
Belirtileri Nelerdir?
-Hastalığın kuluçka süresi 6-48 saattir. Bu süre sonunda çok sulu ve ağrısız bir ishal gerçekleşir.
-Hasta birkaç saat sonra sıvı yitiminden şoka girebilir.
-Kusma, karın ağrısı başlar.
-Kusma ve ishal sonucu tuz yitirilmesi olur ve kas krampları başlar.
-Hasta morarır, koleraya özgü kısık ses meydana gelir.
-Çökük karın, çökük gözler, kırışık deri gibi etkenler belirir.
-Tansiyon düşer.
-Hızlı nabız, aşırı susama duygusu başlar,
-Hastalık tedavi edilmediği taktirde ölümler meydana gelir.
Nasıl Tedavi Edilir?
Hastalığın belirtileri görülür görülmez en kısa sürede doktora gidilmelidir. Bu sürede hastaya 1 litresinde 20 gr glokoz, 40gr sodyum bikarbonat, 4 gr sodyum klorit ve 1gr potasyum klorit içeren sulu bir çözelti ağız yoluyla verilmelidir. 6 saat olmak şartıyla iki gün 500 gr tetrosiklin kloromfenikol ya da kas iç şırıngayla tek sefer sülf inat verilmelidir. Her ne kadar bazı ülkelerde kolera aşıları mevcut olsa ve uygulansa da bu aşıların hastalığa karşı güçlü bir bağışıklık geliştirdikleri söylenemez. İdeal bir kolera aşısı için yapılan araştırmalar, hala devam etmektedir.
Hastalığa karşı nasıl önlem alınmalıdır?
Kolera hastalığını önlemek için çevre koşulları düzletilmeli, temizliğe dikkat edilmeli, hastalığın yerleşik olduğu bölgelerde yalnız kaynamış su ve pişmiş yemek yenmelidir. Her şeyden önce su kaynaklarının ve içme suyunun temiz olması çok önemlidir. Dışkıların hijyenik bir biçimde yaşama ortamından uzaklaştırılması, düzgün bir kanalizasyon sistemi çok önemli bir faktördür. Pişmemiş yiyeceklerin yenmemesi, çiğ gıdalardan uzak durmak ve özellikle çiğ balık ve kabuklu deniz ürünlerinin tüketilmemesi koleraya karşı korunmak için önemlidir.
TRTTURK COM
