Eylem Köseoğlu: Adil Bir Şehir, Herkesin Kendini...

Eylem Köseoğlu: Adil Bir Şehir, Herkesin Kendini Güvende Hissettiği Şehirdir


Röportaj: Ebubekir TURGUT


Zaanstad’da 18 Mart’ta gerçekleştirilecek yerel seçimler öncesinde, GroenLinks-PvdA’nın liste başı adayı Eylem Köseoğlu ile özel bir röportaj gerçekleştirdik. Köseoğlu; eğitim hayatından siyasete uzanan yolculuğunu, kadın temsiline bakışını ve göçmen gençlerin kimlik arayışına dair değerlendirmelerini kapsamlı bir çerçevede anlattı.


Hukuk eğitimi, bakanlıktaki bürokrasi deneyimi ve yerel siyasetteki aktif rolüyle öne çıkan Köseoğlu, siyasetin özünü “insanların gerçekten yanında durabilmek” sözleriyle tanımladı. Konut krizinden kadınların güvenliğine kadar pek çok başlıkta net ve somut mesajlar veren Köseoğlu, yerel yönetim vizyonunu da ayrıntılarıyla paylaştı.

 


“Siyasetin gerçekten değişim yaratabileceğine inanıyorum.”


 Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?
Eylem Köseoğlu: 16 yaşından beri PvdA üyesiyim ve yaklaşık 12 yıldır aktif olarak yerel siyasetle ilgileniyorum. Doğma büyüme Zaandamlıyım. Şu anda GroenLinks-PvdA’nın Zaanstad belediye seçimlerinde liste başıyım.


Hukuk eğitimi aldım; lisansımı hukuk alanında tamamladıktan sonra uluslararası ve Avrupa hukuku üzerine yüksek lisans yaptım. Farklı bakanlıklarda görev aldım. Şu anda Maliye Bakanlığı’nda (Ministerie van Financiën) bakan danışmanı ve Toeslagenaffaire dosyasında kıdemli politika danışmanı olarak çalışıyorum.


“Eşit haklar ve fırsatlar için mücadele etmek en büyük motivasyonum oldu.”


Siyasete girme hikâyenizde dönüm noktası ne oldu?
Eylem Köseoğlu: İlkokulda bana düşük bir eğitim tavsiyesi verilmişti. Bir öğretmenim bana “Üniversite senin için gerçekleşmeyecek bir hayal” demişti. Ama benim için üniversite sonunda bir hayal olarak kalmadı; bunu gerçekleştirdim.

 


O zaman bunun sadece benim başıma geldiğini sanıyordum ama çevreme baktıkça bunun birçok kişiye yaşatıldığını gördüm. Hollanda’da çok çalışırsan sistem seni ileri taşır denir ama gerçek her zaman böyle değil. Eşit haklar ve fırsatlar için mücadele etmek benim en büyük motivasyonum oldu. Bu yüzden siyasete girdim. Çünkü siyasetin gerçekten değişim yaratabileceğine inanıyorum.


“Bir şehir ancak herkes kendini görülmüş ve dahil hissederse iyi işler.”


Zaandam’dan yerel seçimlere girerken sizi en çok motive eden konu nedir?
Eylem Köseoğlu: Motivasyonum aslında çok basit: Zaanstad’da çok fazla insanın yaşam güvencesi konusunda endişe duyduğunu görüyorum; konut, gelir, fırsatlar ya da devlet kurumlarıyla ilişkiler konusunda. Bunun değişebileceğine inanıyorum. Bir şehir ancak herkes kendini görülmüş ve dahil hissederse iyi işler. Bu yüzden güçlü mahalleler, adil bir yerel yönetim ve kimseyi geride bırakmayan bir şehir için sorumluluk almak istiyorum.


“Uzak siyaset anlayışına inanmıyorum.”


Liderlik tarzınızı üç kelimeyle tanımlasanız?
Eylem Köseoğlu: Benim için liderlik; korumak, toplumla bağ kurmak ve birlikte ilerlemek demek.


İnsanlara yakın duran bir politikacıyım. Uzak siyaset anlayışına inanmıyorum. Dinlerim, mahallelerde görünür olurum ve gerektiğinde net kararlar almaktan çekinmem.

 

“Bu yapısal bir durum.”


 Kadın bir siyasetçi olarak Hollanda yerel siyasetinde en büyük zorluk?
Eylem Köseoğlu: Kadınlar, özellikle de göçmen kökenli kadınlar, eleştirel olduklarında niyetleri veya sadakatleri daha kolay sorgulanabiliyor. Bu yapısal bir durum.


Rol model olduğunuzu düşünüyor musunuz?
Eylem Köseoğlu: Özellikle “rol model olacağım” iddiasıyla hareket etmiyorum. Ama eğitim, kariyer ve siyaset alanındaki yolculuğumun bazı insanlara ilham verebileceğini düşünüyorum. Eğer genç kadınlara “Ben de yapabilirim” hissi verebiliyorsam bu benim için çok değerli.


“Yapıcı eleştiriler kampanyayı güçlendirir.”


Medya eleştirileri kampanyayı etkiledi mi?
Eylem Köseoğlu: Eleştirileri dikkatle dinlerim. Yapıcı olanlar kampanyayı güçlendirir; polemiklere odaklanmam. Zaanstad’da medya tarafından şahsıma veya partimize yönelik ciddi bir eleştiri olmadı. Yaşananlar daha çok parti içi tartışmalardı. Bunların kampanyayı olumsuz etkileyeceğini düşünmüyorum. Örgütümüz bu seçimin öneminin farkında ve güçlü şekilde çalışıyoruz. Seçmenlerimizin desteğiyle iyi bir sonuç alacağımıza inanıyorum.

 



“Krizler açıklık ve sakinlik ister.”


 Kriz dönemlerinde nasıl iletişim kurarsınız?
Eylem Köseoğlu: Böyle anlarda daha da net durmak gerekir. Krizler açıklık ve sakinlik ister. Her zaman şu soruya dönerim: İnsanlar için adil olan nedir, Zaanstad’ı ileri götüren nedir? Siyaset benimle değil, insanlarla ilgili. Zor zamanlarda güvenilir olmak gerekir. Sorumluluktan kaçmak çözüm değildir.


“Siyasetin özü insanların gerçekten yanında durabilmektir.”


Sizi eleştiren seçmenlere ve parti üyelerine vermek istediğiniz bir mesaj var mı?
Eylem Köseoğlu: Demokrasinin sağlıklı işlemesi için eleştiri kültürü vazgeçilmezdir. Yapıcı eleştirilerin hem siyaseti hem de siyasetçileri geliştirdiğine inanıyorum. Bu yüzden eleştirileri dikkatle dinlemeye ve mümkün olduğunca onlardan öğrenmeye çalışırım. Farklı görüşlerin olması siyasetin doğasında var; önemli olan bu farklılıkları saygı çerçevesinde konuşabilmek.
 

Ama benim için siyasetin özü bundan da daha derin bir yerde duruyor: İnsanların gerçekten yanında durabiliyor muyuz? Onların hayatına dokunan sorunları anlayabiliyor muyuz? Ve insanlar zor zamanlarda bizim onlar için mücadele edeceğimize inanıyor mu?


Aynı zamanda siyasette ilkelere sahip olmak da çok önemli. Gerektiğinde sınır koyabilmek, değerlerden taviz vermemek sertlik değil sorumluluktur. Çünkü ilkesiz bir uzlaşma gerçek bir birliktelik yaratmaz. Ben hem dinleyen hem bağ kuran ama gerektiğinde net duran bir siyaset anlayışına inanıyorum.


Sonuçta hepimizin amacı daha adil, daha güçlü ve kimsenin dışlanmadığı bir toplum kurmak olmalı. Bu hedefte buluştuğumuz sürece eleştirinin bizi ileri taşıyacağına inanıyorum.


“Kadın liderliğinin gücüne inanıyorum.”


Kadın lider olmanın görünmeyen baskıları?
Eylem Köseoğlu: Kadınların dile getirdiği sorunlar bazen içerikten koparılıp kişiliğe indirgenebiliyor. “Zor”, “ısrarcı” ya da “rahatsız edici” gibi etiketler daha kolay yapıştırılıyor. Erkeklerde aynı özellikler “kararlılık” olarak görülebiliyor. Kadın liderliğinin gücüne inanıyorum.


“Ev bir yatırım aracı değil, önce yaşanacak bir yer olmalı.”


 Zaandam’da artan kira ve konut fiyatları özellikle genç aileleri zorluyor. Somut çözüm planınız nedir?
Eylem Köseoğlu: Zaandam’da konut krizi gerçekten ciddi. Bizim planımız çok net: daha fazla uygun fiyatlı konut inşa etmek ve özellikle gençler, aileler ve orta gelir grupları için erişilebilir konut sayısını artırmak. Yeni projelerde en az %40 sosyal konut ve %40 orta fiyat segmenti hedefliyoruz. Ayrıca spekülasyonu engellemek, yatırımcıların konutları sadece kazanç aracı olarak kullanmasını sınırlamak ve mevcut mahallelerin yaşanabilirliğini korumak istiyoruz. Çünkü ev bir yatırım aracı değil, önce yaşanacak bir yer olmalı.


Çocuk bakım hizmetleri ve kreş ücretleri konusunda belediyenin rolü sizce ne olmalı?
Eylem Köseoğlu: Belediyenin görevi fırsat eşitliği sağlamak. Bu yüzden erken çocukluk eğitimi ve bakım hizmetlerinin erişilebilir olması çok önemli. Programımızda okul öncesi eğitim ve çocukların gelişimine erken yaşta destek verilmesi açıkça yer alıyor. Biz, çocuk bakım hizmetlerinin ulaşılabilir olmasını, özellikle düşük ve orta gelirli aileler için desteklenmesini ve mahallelerde yeterli kapasite olmasını savunuyoruz. Böylece hem çocuklar gelişir hem aileler daha rahat çalışabilir.


Çalışan anneler için yerel yönetimler hangi destekleri artırmalı?
Eylem Köseoğlu: Yerel yönetimler çalışan annelerin hayatını kolaylaştırmalı. Bu; uygun fiyatlı çocuk bakımı, güvenli mahalleler, iyi toplu taşıma ve esnek sosyal destekler anlamına geliyor. Ayrıca spor, kültür ve eğitim olanaklarının mahallelere yakın olması da ailelerin yükünü azaltır. Biz özellikle kadınların ekonomik bağımsızlığını güçlendiren politikaları önemsiyoruz çünkü güçlü kadınlar güçlü bir şehir demektir.


“Güvenlik bir lüks değil, temel bir hak.”


Toplu taşıma ve şehir güvenliği konusunda özellikle kadınların akşam saatlerinde yaşadığı sorunlara dair planlarınız var mı?
Eylem Köseoğlu: Evet, çünkü güvenlik bir lüks değil, temel bir hak. Kadınların akşam saatlerinde kendini güvende hissetmediği bir şehir adil değildir. Bu yüzden biz daha sık ve güvenilir toplu taşıma, iyi aydınlatılmış duraklar ve güvenli kamusal alanlara yatırım yapacağız. Ama sadece fiziki önlemler yetmez — güçlü mahalleler, sosyal yatırımlar ve eşitlik politikaları da güvenliği artırır. Biz Zaanstad’da herkesin, özellikle kadınların, günün her saatinde özgürce hareket edebileceği bir şehir kurmak istiyoruz.


Belediyelerin kadın sağlığı ve psikolojik destek hizmetlerinde daha aktif rol alması gerektiğini düşünüyor musunuz?
Eylem Köseoğlu: Kesinlikle evet. Sağlık sadece hastane meselesi değil; yaşam koşulları, güvenlik, stres ve eşit fırsatlar da sağlığı belirler. Belediyeler özellikle önleyici sağlık, psikolojik destek ve mahalle temelli hizmetlerde daha aktif olmalı. Kadınların kolay ulaşabileceği danışma noktaları, bilgi hizmetleri ve destek ağları kurulmalı. Sağlıklı bir şehir, kadınların kendini güvende ve desteklenmiş hissettiği şehirdir.


Aile içi şiddet ve kadın güvenliği konusunda yerelde hangi projeleri görmek isterdiniz?
Eylem Köseoğlu: Kadına yönelik şiddet asla özel mesele değildir — bu toplumsal bir sorundur ve siyasetin sorumluluğudur. Biz yerelde daha fazla kadın danışma merkezi, erken müdahale programları ve güvenli sığınma imkanları görmek istiyoruz. Ama sadece krizle mücadele yetmez: eğitim, farkındalık ve güçlü mahalleler kurarak şiddeti önlemek zorundayız. Kadınların korkmadan yaşayabildiği, gece rahatça evine dönebildiği bir şehir kurmak bizim için bir tercih değil, bir zorunluluktur.

 



Hollanda’da doğup büyüyen göçmen kökenli genç kızların kimlik arayışı konusunda sosyal projeler planlıyor musunuz?
Eylem Köseoğlu: Evet, çünkü kimlik ve aidiyet konusu gençler için çok önemli. Programımızda eşit fırsatlar, ayrımcılıkla mücadele ve gençlere yatırım temel başlıklardan biri. Genç kadınların kendilerini ifade edebileceği kültür, spor, eğitim ve mentorluk projelerini desteklemek istiyoruz. Amaç şu: Kim olursan ol, bu şehirde kendini ait ve güçlü hissedebilmelisin.


Kadın girişimcileri desteklemek için belediye düzeyinde ne tür teşvikler mümkün?
Eylem Köseoğlu: Kadın girişimciliği ekonomik bağımsızlık ve eşitlik açısından çok önemli. Belediye olarak uygun iş alanları, danışmanlık, ağ kurma imkanları ve finansmana erişim konusunda destek sağlanabilir. Ayrıca mahalle ekonomisini güçlendiren küçük girişimleri özellikle desteklemek istiyoruz. Kadınların iş kurması sadece bireysel başarı değil, şehir ekonomisi için de kazançtır.


“Cam tavan hâlâ gerçek.”


 “Cam tavan” kavramını Hollanda yerel siyasetinde hissediyor musunuz?
Eylem Köseoğlu: Evet, Hollanda’da da cam tavan hâlâ gerçek ve bunu yerel siyasette de hissediyoruz. Kadınlar ve göçmen kökenli insanlar siyasette daha görünür hâle geldi ama karar verici pozisyonlarda hâlâ yeterince temsil edilmiyor…


“Adil bir şehir, herkesin ekonomik olarak güvende olduğu şehirdir.”


Zaandam’daki Türk toplumunun belediyeden en büyük beklentisi nedir?
Eylem Köseoğlu: Bence en büyük beklenti sadece görülmek değil, gerçekten eşit fırsatlara sahip olmak…


Türk esnafın yaşadığı ekonomik ve bürokratik zorluklara dair özel bir çalışmanız olacak mı?
Eylem Köseoğlu: Kesinlikle olmalı. Küçük esnaf şehir ekonomisinin bel kemiği…


Türk gençlerinin siyasete ilgisini artırmak için nasıl projeler geliştirilebilir?
Eylem Köseoğlu: Gençlerin siyasete ilgisi temsil ve güvenle başlar…


“Aidiyet bir zenginliktir, tehdit değil.”


 Çifte vatandaşlık ve aidiyet tartışmaları hakkında kişisel görüşünüz nedir?
Eylem Köseoğlu: Ben aidiyetin tek kimlikten ibaret olmadığını düşünüyorum…


 Türk kadınlarının yerel yönetime katılımını artırmak için özel programlar düşünüyor musunuz?


Eylem Köseoğlu: Temsil çok önemli…


 Camiler, dernekler ve kültür merkezleriyle belediye arasındaki iletişimi güçlendirmek için nasıl bir model önerirsiniz?
Eylem Köseoğlu: Düzenli diyalog mekanizmaları şart…


Üçüncü ve dördüncü kuşak Türk gençlerinin kimlik ve kariyer sorunlarına belediye nasıl destek olabilir?
Eylem Köseoğlu: En önemli alanlar eğitim, iş piyasasına geçiş ve ayrımcılıkla mücadele…


Türk ailelerin eğitim sistemiyle ilgili yaşadığı uyum problemleri hakkında gözlemleriniz neler?
Eylem Köseoğlu: Dil, sistem bilgisi ve beklentiler konusunda bazen kopukluk olabiliyor…

 

Irkçılık ve ayrımcılık iddiaları konusunda belediyeler daha görünür olmalı mı?
Eylem Köseoğlu: Evet, çünkü ayrımcılıkla mücadele sadece ulusal politikanın değil yerel yönetimlerin de sorumluluğu…


“Çeşitlilikten gelen dayanıklılık.”


Çok kültürlü yaşamın Zaanstad’a kattığı en büyük zenginlik nedir?
Eylem Köseoğlu: Bence en büyük zenginlik çeşitlilikten gelen dayanıklılık…


Seçimi kazanmanız halinde ilk 100 gününüzde önceliğiniz ne olur?
Eylem Köseoğlu: Önceliğim üç başlık olur: konut kriziyle mücadele, geçim güvencesi ve güvenilir bir yerel yönetim…


Sizi en çok etkileyen kadın lider kim ve neden?
Eylem Köseoğlu: Beni etkileyen kadın liderlerden biri Femke Halsema…


Türk ve göçmen kökenli kadınlara özel vermek istediğiniz bir mesaj var mı?
Eylem Köseoğlu: Sesiniz önemli…


“Herkesin kendini evinde hissettiği bir Zaanstad.”


 10 yıl sonra Zaanstad’ı nasıl bir şehir olarak görmek istiyorsunuz?
Eylem Köseoğlu: Herkesin kendini evinde hissettiği, uygun fiyatlı konutların olduğu, güçlü mahallelerin kurulduğu, eşit fırsatların sağlandığı yeşil ve sosyal bir şehir olarak görmek istiyorum…

 

“Demokrasi katılımla güçlenir.”


“Siyaset değişim yaratır” cümlesine ne kadar inanıyorsunuz?

Eylem Köseoğlu: Kesinlikle inanıyorum. Sosyal güvenlikten eğitim hakkına kadar birçok kazanım siyasi kararlarla elde edildi. Ama değişim sadece siyasetçilerle değil, vatandaşların katılımıyla mümkün olur.


Röportajı okuyacak kadınlara tek cümlelik bir umut mesajı verir misiniz?
Eylem Köseoğlu: Gücünüz sandığınızdan büyük, sesinizi duyurduğunuzda hem kendiniz hem toplum değişir.

Platform dergisi

Avrupa’ın ilk ve tek en uzun soluklu dergisi KADIN 16 yaşında.